Hilton’un dünya genelindeki otelleri, 2018 yılında 1 milyon
tondan fazla organik atığı, gıda öğütücüler sayesinde gübreleştirerek çöpe
atılmasından kurtardı. Dünyaca ünlü turizm zinciri, 2008 yılından beri de tüm
gıda atıklarını yüzde 32 oranında azaltmayı da başardı.
Hilton’un gıda tasarrufu konusundaki 2030 hedefleri de oldukça
dikkat çekici. 11 yılın sonunda çöpe giden gıdalar dahil otellerin tüm
atıklarını yüzde 50 azaltmayı hedefleyen Hilton markası, yerel kanunların
elverdiği yerlerde otellerini gıda bağışı programlarına katılmaya teşvik
ediyor.
Önümüzdeki günlerde artan otel yemeklerini kategorilere ayırarak hangi gıdadan ne kadar israf olduğunu ölçümleyebilecekleri bir gıda atık yönetimi programına geçecek olan Hilton İstanbul Bomonti, bu programla birlikte israf edilen gıdaları tespit ederek bu durumu önlemeye yönelik tedbirler almaya başlayacak.

“Arkandan Ağlar”
Öte yandan Hilton İstanbul Bomonti, çağdaş sanatın en iyi
örneklerinin bir arada sunulduğu Contemporary İstanbul’da bu yıl otellerdeki
bilinçli tüketim konusuna dikkat çekiyor. 10 Eylül günü özel bir davetle
Contemporary İstanbul için hazırladığı “Arkandan Ağlar” projesini seçkin
davetlilerin ve basın mensuplarının katılımıyla duyuran Hilton İstanbul
Bomonti, hazırladığı tabak sunumları ile içinde bulunduğumuz tüketim
çılgınlığına eleştirel bir yaklaşım sunarken, toplumda önemli bir farkındalık
yaratmayı amaçlıyor.
Hilton İstanbul Bomonti Executive Şefi Alexis Atlamazoğlu,
projeyle ilgili “Yaşadığımızın toplumda, bilinçli gıda tüketimine teşvik
konusunda biz otellere büyük iş düşüyor. Dünyada gıdaya duyulan ihtiyaç bu
kadar fazla iken onu verimli kullanmamız gerekiyor. Çöpe attığımız gıdaların
aslında bir başkasının yiyeceği olabileceği düşüncesiyle bu konuda toplumsal
farkındalığın artmasını amaçlıyor ve buna yönelik uygulamalar
gerçekleştiriyoruz.” dedi.
“Arkandan ağlar” projesi hakkında bilgi veren sanatçı Burcu
Yağcıoğlu ise “‘Arkandan ağlar’ anne babaların çocuklarını tabaklarındaki
yemeği bitirmeye ikna etmek için söyledikleri sözdür. Arkandan koşar, arkandan
kovalar gibi tehdit ve korku öğeleri içeren versiyonları da mevcuttur. Fakat
arkandan ağlar vicdanları ve suçluluk duygularını harekete geçirmeyi amaçlaması
bakımından diğerlerinden ayrılır. Arkamızdan ağlayanlar tabakta
bıraktıklarımız, yemediklerimizdir. Bunlar yemek olmaktan çıkmak üzere olan,
fakat henüz çöp de sayılamayacak maddelerdir. Bu maddelerden dünyada her sene
1.3 milyon ton üretilir; yani üretilen tüm besinin üçte biri kadarı” dedi.
